Karadeniz'in Kalbinde Sessiz Rekabet: Ordu'da Avcılar ve Yetiştiriciler Yüksek Verimlilik için Üretiyor
7. Türkiye Su Ürünleri Semineri’nde, hamsi krizi ve üretim rekabeti gündemin odağındaydı
Aqua Life of Türkiye Yayın Grubu tarafından, PCS Elektroniğin ana sponsorluğunda düzenlenen 7. Türkiye Su Ürünleri Semineri, Ordu Üniversitesi Fatsa Deniz Bilimleri Fakültesi ev sahipliğinde yoğun katılımla gerçekleştirildi.
Su ürünleri sektörünün temsilcilerini, akademisyenleri ve üreticileri bir araya getiren seminerde, Karadeniz’deki yetiştiricilik–avcılık rekabeti, hamsi stoklarının geleceği ve Ordu’nun üretim potansiyeli kapsamlı şekilde değerlendirildi.
Ordu, potansiyeli yüksek ama üretim kısıtlı
Katılımcılar, Ordu’nun özellikle deniz alabalığı (gökkuşağı alabalığı – Oncorhynchus mykiss) yetiştiriciliğinde önemli bir potansiyele sahip olduğunu, ancak mevcut tesis sayısının sınırlı kaldığını belirtti.
Karadeniz’in dalgalı ve açık deniz koşullarının kafes balıkçılığını zorlaştırdığı, bu nedenle üretimin çoğunlukla kapalı devre sistemler ve küçük ölçekli kıyı kafesleri ile yürütüldüğü vurgulandı.
Denizde alan savaşı: Avcı mı, yetiştirici mi?
Ordu kıyılarında son yıllarda avcılık ve yetiştiricilik faaliyetleri arasındaki gerilim dikkat çekiyor.
Avcılar, yetiştiricilik kafeslerinin balık göç yollarını engellediğini ve denizi kirlettiğini ileri sürerken; yetiştiriciler, kontrollü üretimin sürdürülebilir olduğunu, asıl tehdidin aşırı avcılık olduğunu savunuyor.
Bu karşıt görüşler, özellikle Ordu–Fatsa hattında deniz kullanımına ilişkin yerel gerginliklere yol açıyor.
Pazarda da iki taraf arasında bir yarış söz konusu:
Avcılar, “doğal balık” etiketini öne çıkarıyor.
Yetiştiriciler, “taze, izlenebilir ve sürekli üretim” avantajını savunuyor.
Hamsi: Sofradan fabrikaya giden balık
Seminerde öne çıkan bir diğer kritik konu ise hamsinin yem olarak kullanımı oldu.
Türkiye’nin toplam su ürünleri avcılığında %60’tan fazla paya sahip olan hamsinin, son yıllarda yem sanayine yönlendirilmesi, iç tüketimi olumsuz etkiliyor.
Ordu kıyılarında hem geçim kaynağı hem de kültürel değer olan hamsinin sofralardan uzaklaşması, yerel pazarlarda fiyat artışı ve arz sıkıntısına neden oluyor.
Sektör temsilcileri, balık unu ve yağı üretiminde sofralık hamsi yerine yan ürünlerin kullanılmasının gerekliliğine dikkat çekti.Seminere konuşmacı olarak katılanlar:
Prof. Dr. Özkan Uğurlu – Fatsa Deniz Bilimleri Fakültesi Dekanı
Metin Gürel – Tarım ve Orman İl Müdürlüğü Balıkçılık ve Su Ürünleri Şube Müdürü
Katılımcılar, su ürünleri sektörünün geleceği için bilimsel bilgi, teknoloji ve sürdürülebilir üretim temellerinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Mehmet Efe – PCS Elektronik
Orkun Sezer – Su Ürünleri Mühendisi
Hulusi Yerebatmaz – Arda Gıda Su Ürünleri İşleme Tesisi Sahibi
“Ortak hedefimiz: dengeli, sürdürülebilir bir deniz ekonomisi”
Toplantı sonunda yapılan değerlendirmede, yetiştiricilik ile avcılığın birbirini rakip değil tamamlayıcı faaliyetler olarak görülmesi gerektiği belirtildi.
Katılımcılar, Karadeniz’in geleceği için ekonomik verimlilik, ekolojik denge ve toplumsal fayda arasında sürdürülebilir bir denge kurulmasının şart olduğunu ifade etti.















YORUMLAR